Ana içeriğe atla

6.Ders: Zübeyr Bin Avvam

  Bu haftaki dersimize Peygamberin havarisi olarak anılma şerefine erişmiş bir sahabeyle devam ediyoruz.

Nesebi: Hz. Zübeyr’ in babası Avvam, Hz. Hatice’ nin erkek kardeşidir. Hz. Zübeyr aynı zamanda beşinci babadan Peygamberimizin amcaoğludur. Annesi ise Hz. Hamza’ nın kızkardeşi Safiyye’ dir.

Annesi ona hamileyken, babası ve dedesi  Ficar Harbleri’ nde öldürülür. Hz.Zübeyr Peygamberimiz gibi yetim büyüyecektir.

İman Edene Değin Hayatı: Hz. Zübeyr iki yaşındayken, Efendimiz ve Hz. Hatice evlenmişti. Çocukluğunun çoğu onlarla birlikte geçti. Küçük yaşta yetim kaldığı için amcası Nevfel b. Hüveylid ona gözü gibi baktı. Lakin Bedir Savaşı’ nda karşı saflarda yer alacaklar ve Zübeyr onu Hakk için öldürecekti.

Safiyye validemiz, oğlunun iyi bir asker olmasını istiyordu. Onu küçüklüğünden itibaren zor şartlara dayanıklı hale gelecek şekilde eğitti.

Peygamberimize ilk vahiy geldikten sonra bir avuç insan iman etmişti. Bunlardan biri de Ebu Bekir’ di. Başkalarını da imana çağırıyordu. 16 yaşındaki Zübeyr’ i de İslam’ a davet etti. Hz. Zübeyr, küfürde diretmedi, Peygamberimizin şahsına zaten hayrandı. Beşinci Müslüman oldu.

Allah Yolunda Çekilen İlk Kılıç:  Nübüvvetin 10. yılı, namıdiğer Hüzün Yılı… Peygamberimiz hem amcasını hem de eşini kaybetmişti. Bu haber, Habeşistan’ daki Hz. Zübeyr’ e ulaştı. O da Hz. Muhammed’ in yanında olmak için Mekke’ ye döndü. Yolda Peygamberimiz’ in öldüğü haberini aldı. Kılıcını çekti, bir yandan da haberin doğruluğunu araştırıyordu. Yekten yolda Hz. Muhammed’ le karşılaştı. Efendimiz ona ne olduğunu sordu. Hz. Zübeyr, cesur yaratılışını gözler önüne seren bir cevap verir:

“Vallahi, ya Rasulullah! Senin öldürüldüğünü duymuştum. Eğer gerçek olsaydı seni öldüreni öldürmeden bu kılıcımı yerine koymayacaktım.”

Efendimiz tebessüm etti ve Zübeyr b. Avvam’ a hayır duada bulundu.

Hz. Esma ile Evliliği ve Hicreti: Hicretten bir yıl önce Hz. Zübeyr, Hz. Ebu Bekir’ in kızı Esma validemizle evlendi. Hz. Esma’ nın hamileliğinin beşinci ayında Medine’ ye bölük pörçük hicret başlamıştı.

Peygamberimiz, Medine’ ye ulaştığında ensarla muhaciri birbirine kardeş kıldı. Hz. Zübeyr’ in kardeşi Kab b. Malik’ ti. Lakin Medine’ nin iklimi farklı olduğundan ve muhacirler yurtlarından çıkarılmış olmanın verdiği üzüntüden hastalandılar. Bu durum Yahudileri sevindirdi. Müslümanların soylarının kuruyacağını söyleyip durdular. 

Bu sıralar Hz. Esma hamileydi. Efendimiz, doğacak çocuğun sağlıklı olması için dua ediyordu. Hicretten yaklaşık iki ay sonra çocuk doğdu ve tüm Müslümanların sevinci oldu. Peygamberimiz, bebeğin adını Abdullah koydu.

Bedir Meydanındaki Yiğitliği: Zübeyr bin Avvam, Medine’ de ticarete başladı.Hicretin ikinci yılında ise Bedir Savaşı patlak verdi. Bu gazveye 313 Müslüman asker katılmıştı.Karşı orduda ise 950 kişi vardı. Yalnız melekler de Müminlerin yanında savaşacaktı. Bunun yanında Peygamberimiz, Hz. Zübeyr’ e bir alamet edinmesini salık verdi. Bunun üzerine cesur Sahabi, sarı bir sarık geçirdi başına.

Savaş, başladı. İki taraf da birbirine hücüm etti. Muharebe meydanında bir şey fark ediliyordu. Sarı sarıklı başkaları da vardı. Bunlar meleklerdi.Peygamberimiz savaşın sonunda şu cümleleri sarf etti:“Bedir’ de meleklerin sarı sarıklarla Zübeyr’ in suretinde bize yardım etmek maksadı ile indiklerini gördüm.”

  Zübeyr(r.a.), Müslümanlara meydan okuyan iri kıyım Ubeyde b. Said el-As’ ın meydan okumasını kabul etti. Mızrağını kaptığı gibi Ubeyde’ nin gözüne attı. Tam isabet ettirmişti. Zübeyr(r.a.) mızrağı zorlukla çıkarabildi, zira epey derine saplanmıştı. Peygamberimiz, bu mızrağı Bedir hatırası olarak sakladı. Sonra sırasıyla 4 Halife ve Zübeyr’ in oğlu Abdullah’ ın eline geçti mızrak.

Bedir günü özellikle iki sahabe ön plana çıkmıştı. Bunlar Hz. Ali ve Hz. Zübeyr’ di. Allah onlardan razı olsun.

Uhud ve Hendek İmtihanları: Peygamberimiz, Mekke’ nin savaş için bir kervan düzdükleri istihbaratına ulaştı. Ordusuyla istişare etti. Onun gönlü şehir sınırları içinde kalıp bir hendek savaşı yapmaktı ama çoğunluk meydan savaşında karar kılınca onların isteğine uydu.

Müslümanlar 700 kişiydiler. Uhud Savaşı’ nda Zübeyr(r.a.) hem Efendimizi korumak için büyük çaba sarfetmiş hem de dayısı Hz. Hamza şehit edildiğinde annesini teskin etmişti.

Üç yıl sonra Mekkeli Müşrikler Gatafan, Bedeviler ve Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak büyük bir ordu kurdular ve Medine’ ye yöneldiler. Bu haberi alan Peygamberimiz, yine sahabesiyle istişare etti. Selman-ı Farisi’ nin tavsiyesiyle Medine etrafına hendek kazılmaya başlandı. Kazı işi bitince Peygamberimiz orduyu konuşlandırdı. Müşrikler hendek taktiği karşısında şaşkına döndü. Bazıları hendeği geçmeye çalıştı, bazıları ise hendeği geçip Müslümanlara ulaşır ümidiyle ok fırlattılar. Lakin planları pek işe yaramadı, Müslümanları yenemediler.

Havari Lakabını Alması: Hendek Savaşı zamanında Peygamberimiz, Kurayzaoğulları’ ndan haber almak için birisini görevlendirecekti.  Zübeyr bin Avvam ısrarla göreve talip oldu. Peygamberimiz, ondan hoşnut olduğunu “Her Peygamberin havarileri vardır. Benim de havarim Zübeyr’ dir.” sözleriyle ifade etti.O günden sonra da Peygamberin Havarisi lakabıyla anıldı.

Halifeler Döneminde: Hz. Ebu Bekir’ e biat etti ve halifeliği boyunca yanında yer aldı. Hz Ömer’ e de biat etti ve onun yanında yer aldı.Bu dönem de birçok savaşta yer aldı. Bazen sıradan bir erdi, bazen ise ordu komutanıydı.Hz. Ömer ölüm döşeğindeyken, halifeyi seçmek için kurulan altı kişilik heyette o da vardı.Hz. Osman yeni halife oldu. Zübeyr b. Avvam ona da biat etti ve halifenin şehadetine kadar onun yanında yer aldı. Hz. Ali’ ye de biat etmişti, ama Cemel Vakası’ nda onun karşısındaydı.

Bir Kardeş Kavgası Olarak Cemel: Sahabenin önde gelen isimleri karşı cephelerdeydi. Halife Hz. Ali, savaşı durdurmak ümidiyle Talha ve Zübeyr’ i çağırdı.Hz. Zübeyr, Halifenin kuzeniydi.Hz. Ali ona Peygamberimizden işittiği bir hadisi nakletti:

“Ey Zübeyr! Unutma, bir gün Ali ile sen karşı karşıya gelip birbirlerinize kılıç çekeceksiniz. O gün sen haksız, Ali ise haklı olacaktır.”

Hz. Zübeyr Nebevi uyarıyı duyunca kılıcını bıraktı, atına bindi ve gerisin geriye Medine’ ye gitti.

Namazda Gelen Şehadet: Zübeyr b. Avvam’ in gidişi iki tarafta da dedikodulara neden oldu. Hz. Ali’ nın ordusundan Amr b. Cürmüz büyük bir ödül koparmak niyetiyle Hz. Zübeyr’ i öldürmeye karar verdi.

Peygamberin Havarisi Siba vadisinde konakladığı ve namaza durduğu bir vakit Amr b. Cürmüz ona kılıçlarıyla saldırdı ve Hz. Zübeyr’ i şehit etti. Şehadete aşık bir sahabiydi. Her duasında Allah’ tan bunu niyaz ediyordu. 

Amr b. Cürmüz, Hz. Zübeyr’ in kılıcını ve elbiselerini Hz. Ali’ ye getirdi. Bu duruma çok üzülen Halife, Peygamberin şu hadisini haykırdı:

“Safiyye’ nin oğlunu öldürene cehennemi müjdele!”


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Girizgah

      Tüm düzenimizin bozulduğu bu dönemde, bir rehberin ihtiyacını duyduk. Birkaç arkadaş bir araya gelip bir sohbet zinciri kurduk, konumuzu da "Sahabe Hayatları" olarak belirledik.     Her hafta bir sahabeyi Muhammed Emin Yıldırım' ın Sahabe Dersleri adlı kitabından okuyacağız. Edindiğimiz bilgiyi ise merkep gibi taşımaktansa paylaşmaya karar verdik.     Bir ürün ortaya koymanın değeri çoktur. Yalnız konuşmakla olmaz, üretmek lazım. Biz de her hafta öğrendiklerimizle ilgili notlar paylaşmaya karar verdik. Zira yazmak zihni açar ve düşünceleri düzene sokar.  Allah' ın izniyle, siz de bu notlardan bizim kadar yararlanırsınız.     Hayatlarımızı sahabe rehberliğinde geçirmek dileğiyle.    

7. Ders: Hz. Talha bin Ubeydullah (r.a)

Vedûd olan Allah'ın adıyla... Bazı okul meşguliyetlerimiz sebebiyle yazılarımızı paylaşmada biraz geciksek de buluşmalarımıza devam ediyoruz elhamdülillah. Bu yazımızda Yaşayan Şehit Talha bin Ubeydullah'tan bahsedeceğiz. Yapraklarını, dallarını, meyvelerini, salkım salkım çiçeklerini cömertçe sunan akasya ağacı anlamına gelmektedir Talha. Sahabe efendimiz de tam olarak ismiyle müsemmâ. Henüz İslam'la tanışmadan önce de imanın izlerini taşıyor hayatında. Yoksullara yardım ediyor, düşene destek çıkıyordu. Yine bir gün ticaret için gittiği Busra'da bir rahipten duyduğu sözler vesile oldu imanla tanışmasına. Ardından Mekke'ye döndüğünde birçok insana olduğu gibi Hz. Ebu Bekir'in elleri götürdü onu Peygamberimiz (sav)'e.  Yüreğine dolan iman sevincini ailesiyle paylaşmak şöyle dursun akrabalarından işkencelere maruz kalıyor, bu eziyetlerin başını da annesi çekiyordu. Bunca ağır eziyetlere rağmen hakikatin tadını bir kez almıştı.  ''İsterseniz beni öldürü...

5.DERS: HZ. HATİCE

  “Hanımlar âleminin en hayırlıları şunlardır: İmran'ın kızı Meryem,   Müzâhim'in kızı Âsiye,   Hüveylid'in kızı Hatice,   Muhammed'in (sas) kızı Fâtıma. " (Tirmizî, Menâkıb, 130) Bismillah. O   kutlu kadın ki, yeryüzünde Peygamber Efendimiz (sav)’den sonra ilk iman eden kişi olma şerefine nail olmuş, evine doğan nübüvvet güneşine on yıl kol kanat germiş, cahiliye toplumunda dahi  t âhire, ceyyide, kübra olarak bilinmiş, hanımlar âleminin en hayırlı kadınlarından Hz. Hatice bint Hüveylid...   Biz Hatice annemizden (radıyallahu anha) kendini   –malıyla, mülküyle, evlatlarıyla- davasına adayan mümin insan karakterini öğrendiğimiz gibi yine O’na bakarak Müslüman kadının İslam toplumunda birey olarak yeri ve değeri; buna ek olarak eş olma, annelik, tacirlik gibi toplumsal vazife ve rolleri hakkında fikir sahibi oluyor ve İslam kadını olarak karşılaştığımız tüm görevlerde yüzümüzü ona her döndüğümüzde muhteşem bir örnek tablo ile karşılaş...