İslam'ın ilklerinden biri...Rasulullah(s.a.v)'in dizinin dibinde yetişmiş bir sahabe...İlahi mektebin güzide öğrencisi... Peygamber (s.a.v) den sonra hakkında en çok konuşulan ,sözler söylenen ,kitaplar çıkarılan bir yiğit...Peygamber (s.a.v) damadı... Ondan(s.a.v) sonra Onun (s.a.v) kokusunu etrafa yaymaya devam eden bir yıldız... Öyle ki Hz.Ali dediğimizde onlarca sıfatı kendisinde barındıran , hayırlı her işte daima istikamet üzere olan bir ismi söylemiş oluruz aslında.Onun hayatında var olan özelliklerinden bir tanesi herhangi bir sahabi de olsa ; o vasıf , söz konusu sahabiye gurur ve övünç olarak yeter. O; vahiy katibi ,çok kabiliyetli bir komutan ,çok iyi bir idareci ,iyi bir halife,kılıcın hakkını ödeyen bir asker , bayrağı bir an olsun yere düşürmeyen bir sancaktar,hüküm vermede emsalsiz bir kadı....O ,tüm bu özellikleri ve nicelerini kendisinde bulunduran bir isim . Peki böyle bir isim için Hz Peygamber(s.a.v) ne ifade eder ,böyle bir sahabe...
Bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruhlarla sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır. Sezai Karakoç