Ana içeriğe atla

3. DERS: HZ. OSMAN

    Her Müslüman tüccarın örnek alması gereken, meleklerin kendisinden haya ettiği sahâbe, Zinnûreyn Hz. Osman…

    Kendisi 34 yaşındayken Mekke İslam ile şereflendi ve Hz. Osman Hz. Ebû Bekir’in vesilesi ile iman etti. İslam öncesi Mekke aristokrasinin en önemli ailesi olan Benî Ümeyye’den olan Hz. Osman, iman etmesi sebebiyle amcası tarafından Müslümanlığının ilk günlerinde eve hapsedilmişti. Fakat gösterdiği sebat ailesinin baskıları azaltmasını sağladı.

    Ardından Hz. Muhammed’in kızları Rukiyye ve Ümmü Gülsüm’ün Ebu Leheb’in oğulları ile olan sözleri bozulunca, 36-37 yaşlarına kadar evlenmemiş ve iffetini korumuş olan Hz. Osman, kızlardan birisine talip olmuştu. Bu duruma çok sevinen Efendimiz (sas) Rukiyye validemizi onunla evlendirmişti. Bunun sonucunda Benî Ümeyye, Hz. Osman üzerindeki psikolojik ve fiziksel baskıyı artırmıştı.

    Hz. Osman’ın hayatında en dikkat çeken olaylardan birisi de Habeşistan hicretidir. Düşünebiliyor musunuz Mekke’nin en zenginlerinden biri olan Hz. Osman, kendisi gibi Mekke’nin en varlıklılarından 16 kişi ile hicret için yola çıkıyor. Köle, fakir insanlar değil Mekke’nin en asilleri ve zenginleri… Yani İslam zengin-fakir, hür-köle fark etmeksizin herkesin sırtında yükselmiştir. Hz. Muhammed (sas) Hz. Osman ve kızı Rukiyye’yi Habeşistan’a gönderirken şunları diyecekti: “Selam olsun Osman’a ve ailesine! Vallahi onlar Lût’tan sonra iman adına hicret eden bir iman ailesidir.”

    Toplam 7 yıllık hicretten sonra Medine’ye dönen Hz. Osman, Medine’deki İslam medeniyeti bina edilirken her safhada aktif olacaktı. O günlerde Hz. Osman Müslümanların su ihtiyacını karşılamak için Rûme kuyusunu bir Yahudi’den satın almıştı. Fakat bu o alışveriş o kadar akıllıcaydı ki adeta bizlere bir ders veriyordu: Ey Müslüman! Yaptığın iş İslam’a hizmet olsa dahi israf etme. Aynı şekilde Medine’de Yahudilere ait 4 çarşıya rakip olarak bir Müslüman çarşısı kuruldu. Bu görevin ön saflarında da yine Hz. Osman vardı.

    Değinmek istediğim bir diğer olay iste Hudeybiye’de Hz. Osman’ın nasıl davrandığıdır. Hicretin 6. Yılında Efendimiz (sas) rehberliğinde Umre maksadı ile yola çıkılmış, Mekkelilerin müsaade etmemesi sonucu Hudeybiye’de bir süre bekleyen Müslümanlar nihayetinde bir antlaşma yapmışlardı. O konaklama süresinde elçiler gidip geliyordu. Mekke’ye gönderilen elçi ise bağlantıları sebebiyle Hz. Osman’dı. Mekkeliler ona Kabe’yi ziyaret etme izni verdiler ama o tereddüt etmeden Allah Resûlü (sas) ve Müslümanlar ziyaret etmediği sürece Kabe’yi ziyaret etmeyeceğini söyledi -ki Efendimiz (sas) Hz. Osman’ın bunu yapacağından emindi-. Hz. Osman’ın dönmesi birkaç gün gecikince öldüğüne dair söylentiler yayılmıştı. Bunun üzerine Resûlullah (sas) onun kanının bedelini sormak için ayaklanmış ve Müslümanlardan biat almıştı. O biat edenlerden Kur’an’da övgüyle bahsedilmektedir.

    Hz. Osman malını her zaman İslam ordusu ve Müslümanlar için harcamıştır. Buna rağmen serveti her zaman artmıştır. Görüyoruz ki Allah için harcanan, bizlere her zaman fazlasıyla döner.

    Tüm bu güzel hasletlere ek olarak Hz. Osman hakkında Efendimiz’in (sas) şöyle söylediği rivayet edilir: “Kendisinden meleklerin hayâ duydukları bir kimseden ben hayâ duymayayım mı?” Rabbim bizlere de Hz. Osman’ın yaptığı gibi karlı ticaretler yapmayı ve cennet karşılığında infaklar edebilmeyi nasip etsin. Esselamu aleykum ve rahmetullah.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Girizgah

      Tüm düzenimizin bozulduğu bu dönemde, bir rehberin ihtiyacını duyduk. Birkaç arkadaş bir araya gelip bir sohbet zinciri kurduk, konumuzu da "Sahabe Hayatları" olarak belirledik.     Her hafta bir sahabeyi Muhammed Emin Yıldırım' ın Sahabe Dersleri adlı kitabından okuyacağız. Edindiğimiz bilgiyi ise merkep gibi taşımaktansa paylaşmaya karar verdik.     Bir ürün ortaya koymanın değeri çoktur. Yalnız konuşmakla olmaz, üretmek lazım. Biz de her hafta öğrendiklerimizle ilgili notlar paylaşmaya karar verdik. Zira yazmak zihni açar ve düşünceleri düzene sokar.  Allah' ın izniyle, siz de bu notlardan bizim kadar yararlanırsınız.     Hayatlarımızı sahabe rehberliğinde geçirmek dileğiyle.    

7. Ders: Hz. Talha bin Ubeydullah (r.a)

Vedûd olan Allah'ın adıyla... Bazı okul meşguliyetlerimiz sebebiyle yazılarımızı paylaşmada biraz geciksek de buluşmalarımıza devam ediyoruz elhamdülillah. Bu yazımızda Yaşayan Şehit Talha bin Ubeydullah'tan bahsedeceğiz. Yapraklarını, dallarını, meyvelerini, salkım salkım çiçeklerini cömertçe sunan akasya ağacı anlamına gelmektedir Talha. Sahabe efendimiz de tam olarak ismiyle müsemmâ. Henüz İslam'la tanışmadan önce de imanın izlerini taşıyor hayatında. Yoksullara yardım ediyor, düşene destek çıkıyordu. Yine bir gün ticaret için gittiği Busra'da bir rahipten duyduğu sözler vesile oldu imanla tanışmasına. Ardından Mekke'ye döndüğünde birçok insana olduğu gibi Hz. Ebu Bekir'in elleri götürdü onu Peygamberimiz (sav)'e.  Yüreğine dolan iman sevincini ailesiyle paylaşmak şöyle dursun akrabalarından işkencelere maruz kalıyor, bu eziyetlerin başını da annesi çekiyordu. Bunca ağır eziyetlere rağmen hakikatin tadını bir kez almıştı.  ''İsterseniz beni öldürü...

5.DERS: HZ. HATİCE

  “Hanımlar âleminin en hayırlıları şunlardır: İmran'ın kızı Meryem,   Müzâhim'in kızı Âsiye,   Hüveylid'in kızı Hatice,   Muhammed'in (sas) kızı Fâtıma. " (Tirmizî, Menâkıb, 130) Bismillah. O   kutlu kadın ki, yeryüzünde Peygamber Efendimiz (sav)’den sonra ilk iman eden kişi olma şerefine nail olmuş, evine doğan nübüvvet güneşine on yıl kol kanat germiş, cahiliye toplumunda dahi  t âhire, ceyyide, kübra olarak bilinmiş, hanımlar âleminin en hayırlı kadınlarından Hz. Hatice bint Hüveylid...   Biz Hatice annemizden (radıyallahu anha) kendini   –malıyla, mülküyle, evlatlarıyla- davasına adayan mümin insan karakterini öğrendiğimiz gibi yine O’na bakarak Müslüman kadının İslam toplumunda birey olarak yeri ve değeri; buna ek olarak eş olma, annelik, tacirlik gibi toplumsal vazife ve rolleri hakkında fikir sahibi oluyor ve İslam kadını olarak karşılaştığımız tüm görevlerde yüzümüzü ona her döndüğümüzde muhteşem bir örnek tablo ile karşılaş...