Ana içeriğe atla

4.DERS HZ.ALİ

 İslam'ın ilklerinden biri...Rasulullah(s.a.v)'in  dizinin dibinde yetişmiş bir sahabe...İlahi mektebin güzide öğrencisi... Peygamber (s.a.v) den sonra hakkında en çok konuşulan ,sözler söylenen ,kitaplar çıkarılan bir yiğit...Peygamber (s.a.v) damadı... Ondan(s.a.v) sonra Onun (s.a.v)  kokusunu etrafa yaymaya devam eden bir  yıldız...

Öyle ki Hz.Ali dediğimizde onlarca sıfatı kendisinde barındıran ,  hayırlı her  işte daima istikamet üzere olan bir ismi söylemiş oluruz aslında.Onun hayatında var olan özelliklerinden bir tanesi herhangi bir sahabi de olsa ; o vasıf , söz konusu sahabiye gurur ve övünç olarak yeter. O; vahiy katibi ,çok kabiliyetli bir komutan ,çok iyi bir idareci ,iyi bir halife,kılıcın hakkını ödeyen bir asker , bayrağı bir an olsun yere düşürmeyen bir sancaktar,hüküm vermede emsalsiz bir kadı....O ,tüm bu özellikleri ve nicelerini kendisinde bulunduran bir isim .

Peki böyle bir isim için Hz Peygamber(s.a.v) ne ifade eder ,böyle bir sahabenin hayatında Resulullah(s.a.v)' in yeri nedir ? 

Hz.Ali'nin(r.a)  Dünyasında Resulullah (a.s)  

Hangi yaşta olursan ol her daim kokusunu duymak isteyeceğin ,Onunla olduğun sürece sıkıntılarının bir şey ifade etmediği ,her şeyi yapabileceğine ,her zorluğun altından kalkabileceğine inanan ve sana destek olan ,hayatının olmazsa olmazı diyebileceğin bir kişi...Resulullah (s.a.v)'in sözleriyle "Hiç Unutulmayacak bir Yüz " ...Anne ... İşte Hz Ali için Resulullah (s.a.v) bu demekti.Onun hayatında Peygamber (s.a.v) bir anneydi. Bu yüzden bir an olsun ne Onun(s.a.v)'in mübarek yüzünü unuttu ne de Onun(s.a.v)' in yolundan çıktı. 

İstikamet Eri Hz.Ali (r.a) 

"Festekim kema ümirt" (Hud 112)  Rasulullah(s.a.v)' i yaşlandıran bir ayet ...Emrolunduğun gibi dosdoğru ol ! Acaba Hz.Ali bu ayetten ne anladı ? Dosdoğru neydi? Emrolunduğumuz iş neydi ki bu ayet Hz Peygamber(s.a.v) 'i yaşlandırdı ? Neydi ki Hz.Ali böyle bir hayat yaşadı ve istikamet gibi bir ifadeyi hayatının merkezine koydu? 

Hz. Ali istikameti öyle benimsedi ki henüz çocukken Rasulullah (s.a.v) 'in "Allah'a giden bu yolda bana kim yardımcı olur" diye seslendiği ,döneminin en önemli isimlerinin bulunduğu bir sofrada kimseden ses çıkmazken sağ elini kaldırıp "ben" dediği günden ölene değin o eli bir daha indirmedi.Her iş ve vazifede ,kim ne der demeksizin,ondan alacaklarını ya da ona getireceklerini hesaplamadan yalnızca Allah, Peygamber aşkına elini daima havada tuttu. Tereddüt etmedi,vazgeçmedi.Hep aynı yolda aynı şekilde kaldı .İstikamet üzere oldu.

Hicret Gecesi -Ölmek için Yatmak  

Hz.Ali aldığı her kararla ,uyduğu her emirle Hz. Ali olmuştur. Henüz gencecikken Rasulullah(s.a.v) in yatağına kapıda en mahir savaşçılar varken ölmek için, Rasulullah için  öyle bir imanla yatmıştır ki kendi sözleriyle o geceki gibi bir uykuyu bir daha alamamıştır. İlk gün kaldırdığı eli böyle bir gecede de havadadır. 

Savaşlar ve Yine Havada Bir El  

Hz Aliyi konuşurken onun savaşlardaki mahirliğinden bahsetmesek olmaz. Rasulullah (s.a.v) ile beraber Tebük haricinde tüm savaşlara katılmış bir asker...Hz Ali Bedirde, Uhutta ,Hendekte ve daha nicelerinde öne ilk atılarak , ilk günkü sözünün arkasında "ben " diyerek kendini göstermiş bir sahabe...Hz Ali savaşlarda üstün askeri yeteneğini göstermesiyle birlikte bir an olsun nefsine yenik düşmemiştir.Onun hayatında önemli bir düstur daha vardır ki bu "Haklı olmak kadar Haklı kalmak da önemlidir" düsturudur. O, durum ve şart gözetmeksizin bunu benimsemiş bunu üstlenmiştir. 

Şehadeti ve Ahirete Giderken Verdiği Dersler 

Hz Ali diğer tüm sahabeler gibi şehadet aşkı ile yanıp tutuşan bir sahabeydi.O kendisini öldürecek kişiyi bilmesine rağmen onu açık etmeyecek ve fıkhi olarak henüz yapmadığı bir işten dolayı onu suçlamayıp başkalarının da ona zarar vermesine izin vermeyecek ,Şehit olurken ise "Ben Kazandım"  diye haykıracaktı .Çünkü O, biliyordu ki asıl hayat şimdi başlıyordu.Hep istikamet üzere olunmuş bir hayat ile Rabbine gidiyordu. Allah ondan ebeden razı olsun . Bizim hayatlarımız da istikamet üzere onların yolundan olsun ...




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Girizgah

      Tüm düzenimizin bozulduğu bu dönemde, bir rehberin ihtiyacını duyduk. Birkaç arkadaş bir araya gelip bir sohbet zinciri kurduk, konumuzu da "Sahabe Hayatları" olarak belirledik.     Her hafta bir sahabeyi Muhammed Emin Yıldırım' ın Sahabe Dersleri adlı kitabından okuyacağız. Edindiğimiz bilgiyi ise merkep gibi taşımaktansa paylaşmaya karar verdik.     Bir ürün ortaya koymanın değeri çoktur. Yalnız konuşmakla olmaz, üretmek lazım. Biz de her hafta öğrendiklerimizle ilgili notlar paylaşmaya karar verdik. Zira yazmak zihni açar ve düşünceleri düzene sokar.  Allah' ın izniyle, siz de bu notlardan bizim kadar yararlanırsınız.     Hayatlarımızı sahabe rehberliğinde geçirmek dileğiyle.    

7. Ders: Hz. Talha bin Ubeydullah (r.a)

Vedûd olan Allah'ın adıyla... Bazı okul meşguliyetlerimiz sebebiyle yazılarımızı paylaşmada biraz geciksek de buluşmalarımıza devam ediyoruz elhamdülillah. Bu yazımızda Yaşayan Şehit Talha bin Ubeydullah'tan bahsedeceğiz. Yapraklarını, dallarını, meyvelerini, salkım salkım çiçeklerini cömertçe sunan akasya ağacı anlamına gelmektedir Talha. Sahabe efendimiz de tam olarak ismiyle müsemmâ. Henüz İslam'la tanışmadan önce de imanın izlerini taşıyor hayatında. Yoksullara yardım ediyor, düşene destek çıkıyordu. Yine bir gün ticaret için gittiği Busra'da bir rahipten duyduğu sözler vesile oldu imanla tanışmasına. Ardından Mekke'ye döndüğünde birçok insana olduğu gibi Hz. Ebu Bekir'in elleri götürdü onu Peygamberimiz (sav)'e.  Yüreğine dolan iman sevincini ailesiyle paylaşmak şöyle dursun akrabalarından işkencelere maruz kalıyor, bu eziyetlerin başını da annesi çekiyordu. Bunca ağır eziyetlere rağmen hakikatin tadını bir kez almıştı.  ''İsterseniz beni öldürü...

5.DERS: HZ. HATİCE

  “Hanımlar âleminin en hayırlıları şunlardır: İmran'ın kızı Meryem,   Müzâhim'in kızı Âsiye,   Hüveylid'in kızı Hatice,   Muhammed'in (sas) kızı Fâtıma. " (Tirmizî, Menâkıb, 130) Bismillah. O   kutlu kadın ki, yeryüzünde Peygamber Efendimiz (sav)’den sonra ilk iman eden kişi olma şerefine nail olmuş, evine doğan nübüvvet güneşine on yıl kol kanat germiş, cahiliye toplumunda dahi  t âhire, ceyyide, kübra olarak bilinmiş, hanımlar âleminin en hayırlı kadınlarından Hz. Hatice bint Hüveylid...   Biz Hatice annemizden (radıyallahu anha) kendini   –malıyla, mülküyle, evlatlarıyla- davasına adayan mümin insan karakterini öğrendiğimiz gibi yine O’na bakarak Müslüman kadının İslam toplumunda birey olarak yeri ve değeri; buna ek olarak eş olma, annelik, tacirlik gibi toplumsal vazife ve rolleri hakkında fikir sahibi oluyor ve İslam kadını olarak karşılaştığımız tüm görevlerde yüzümüzü ona her döndüğümüzde muhteşem bir örnek tablo ile karşılaş...